Diyanet, Personelin Motivasyona İhtiyacı Var!!!

Diyanet, Personelin Motivasyona İhtiyacı Var!!! YAZ KURAN KURSLARI SEMİNERLERİ VE VERİMLİLİK


Bu yazımızda, yaz kuran kursları seminerlerinin verimliliği konusundaki fikirlerimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz. Sizlerden gelen, yapıcı eleştirileri de dikkate alarak bu yazıyı yazdığımız bilmenizi istiyoruz.

Her yıl yaz Kur'an Kursları başlamadan önce, öğreticilere yönelik seminerler yapılır. Bu seminerlerin amacı, “Yaz kuran kurslarının verimliliğini artırmak, öğreticilerin bilgi ve becerilerini geliştirmek ve motivasyonlarını sağlamak” olarak sıralanabilir.

Bu yıl yaklaşık 3 milyon öğrenci, 100 bin öğretici kurslarda görev alacak. Geçtiğimiz yıllarda arkadaşlar genellikle “SEMİNER”lerin verimsizliğinden, yeterince faydalı olmadığından, gereksiz olduğundan bahsettiler. Tabii bunları söylerken de, neler yapılması gerektiği ile ilgili de önerilerde bulundular. Biz de bu yazıyı hem onların fikirlerine ve önerilerine tercüman olmak hem de kendi görüşlerimizi dile getirmek için kaleme alıyoruz.
Bu haber www.dinihaberler.com adresinden kopyalanmıştır


Peki Yaz Kur’an Kursları Seminerlerinin verimli geçmesi için neler yapılmalı?

1. Diyanet İşleri Başkanlığı il ve ilçe müftülüklerini teşvik ederek, seminer döneminde gerekli çalışmaların, verimli bir şekilde yapılmasını sağlamalı ve yapılan çalışmaları takip etmelidir. Hatta, Kur’an Kursu öğreticileri, imamlar ve müezzinlerin, görüşleri alınmalıdır. Seminerlerin daha verimli olabilmesi için onların önerileri dikkate alınmalıdır.

2. Bu konuda, özellikle ilköğretimde görev yapan uygulayıcı durumunda olan DKAB öğretmenlerinden yararlanılmasının, onlarla işbirliği içinde seminer dönemlerinde direk uygulamaya yönelik örnek ders işleyişlerinin üzerinde durulmasının ve tecrübelerinden istifade edilmesinin yararlı olacağı kanaatindeyiz.

3. Yaş gruplarına göre, hangi konu, ne kadar ve nasıl verilmelidir? Sorusunun cevabı, hem katılımcıların görüşleri alınarak, hem de semineri veren kişinin görüşleri doğrultusunda ortak akılla ortaya konmalıdır.

4. 21 yüzyılın teknoloji çağı olduğu malumunuz. Öğreticilerimizin teknolojik imkanlardan faydalanmaları tavsiye edilmelidir. Hatta yaz Kur’an kursu seminer konularından biri “görsel materyal hazırlama ve görsel materyallerle ders anlatımı”dır.(Görsel Materyal İçin Tıklayınız) Bu konuda, personelin gerekli görsel malzemelere ulaşmaları ve bu görsel çalışmaları nasıl kullanacakları konusunun seminerlerde ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.

Not: Diyanet İşleri Başkanlığı, Strateji Geliştirme başkanlığının yaptığı ankette, “Personele başkanlıktan beklentileriniz nelerdir?” diye sorulmuş.
En çok istenen 3. Madde “Başkanlık bizlere görsel ve işitsel hareketli dökümanlar hazırlasın ve bunları bizlere ücretsiz olarak dağıtsın” şeklindedir.(Bkz. Strateji Geliştirme Başkanlığı, stratejik plan 2012) Bu beklentilere müftülüklerin de kulak vermesi gerektiğini düşünüyoruz.


3. Bu çalışmalar yapılırken, semineri veren ve öğreticilerle birlikte ortak akılla, yeni yöntem ve tekniklere ulaşılması konusunda gayret gösterilmelidir. Herkes kendi görüşünü ve uygulamasını anlatabilmelidir. Yani bu seminerlerde, öğreticiler dinleyici konumunda değil, seminere katkı sunan, düşüncelerini paylaşan konumunda olmalıdır. Bu konuya hem semineri sunan arkadaşların hem de katılımcıların özen göstermeleri gereklidir diye düşünüyoruz.

4. Seminerlerde öğreticilerin şu soruyu kendilerine sormaları mutlaka istenmelidir? Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Mehmet Görmez’in ifadesiyle, “tatile gitmeyip, camiye gelen bir öğrenciye ben, nasıl bir yöntem ve teknik izlemeliyim ki, öğrenci camiye tercih ettiği için, mutlu olsun, iyi ki camiye gelmişim desin ve önümüzdeki yıl tekrar aynı seçimi yapabilsin?” Öğreticilerin bu bilinçle hareket etmeleri istenmeli, bunun için de gerekli motivasyonun, Diyanet, il ve ilçe müftülükleri ve semineri sunanlar tarafından verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu motivasyona, arkadaşlarımızın çok ihtiyacı olduğunun farkında olmamız gereklidir.

5. Seminer dönemlerinde özellikle, lokal konular seçilmeli ve bu konularla ilgili örnek ders işleyişleri yapılmalıdır. Örneğin bir “dua” konusunu 5-10 yaş grubuna nasıl anlatabilmeliyiz?

Sorusunun cevabı tüm yönleriyle ele alınmalı. Görsel, işitsel, yazılı ve sözlü olarak öğrencilere bu konu nasıl anlatılırsa kalıcı öğrenme, daha da önemlisi, karakterinin bir parçası haline getirebiliriz sorusunun cevabı aranıp, ortak akılla bu konuda beyin fırtınaları yapılması gerektiğini düşünüyoruz.


6. 5-10 Yaş grubu ve 10 yaş ve üstü grup öğrencilerin, öğrenme becerilerinin nasıl olduğu, hangi yöntem ve tekniklerin kullanılabileceği, soyut ve somut konuların hangi grup öğrencilere nasıl öğretileceği konusunda, uzman kişiler çağırılarak bu konuda öğreticilerinin bilgilendirilmesinin çok yerinde bir uygulama olacağı kanaatindeyiz. Çünkü öğretici bu donanıma sahip olursa, karşısındaki öğrenci profilinin öğrenme becerilerini bilirse, ona göre ders anlatma ihtiyacını hissedecektir. Örneğin 5-10 yaş grubu öğrencilere, cemaate anlatır gibi, abdest konusunu anlatamayız, anlatmamalıyız? Vs. gibi…

7. Seminerlerle ilgili en büyük eleştirilerden biri “Her yıl yaz kuran kursları seminerlerine, aynı grup ve kişilerin çağırılıyor” dur. Biz de her yıl aynı kişi ve grupların çağırılmasının, pek yararlı olmadığı kanaatini taşıyoruz. Bir önceki yıl anlatılanları, öğreticilerin tekrar dinlemek istememeleri doğaldır. Yaz kuran kursu seminerlerine ilginin az olması, verimli bir seminer döneminin geçmemesinin en önemli sebeplerinden biridir bu. Her yıl farklı, kişiler yada gruplar ya da konular seçilerek, öğreticilerin algılarının açık tutulması çok önemlidir diye düşünüyoruz.

8. Seminer dönemlerinde her il ve ilçe müftülüğünden bir görevlinin, belli bir konuyu tüm yönleriyle hazırlayarak, birlikte çalıştığı arkadaşlarına sunması çok mantıklı bir yöntem olarak düşünülebilir. Hatta, bu konuda sadece Kur’an Kursu Öğreticileri değil, imam ve müezzinlerin de, hazırladıkları sunumları arkadaşlara sunmalarına imkan verilmelidir. Bu personelin motivasyonunu artıracaktır. Hatta her yıl, bu kişiler değiştirilmeli bu konuda talep eden arkadaşlara çok önceden konular verilmeli ve gerekli imkanlar kendisine sağlanmalıdır diye düşünüyoruz. Bu konuda il ve ilçe müftülüklerinin, personelini teşvik etmesi ve hazırlıklarını da buna göre yapmasının yerinde bir karar olacağı düşüncesindeyiz.

9. Diyanet İşleri Başkanlığı, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Yaygın Din Eğitimi Daire Başkanlığının, özellikle de Daire Başkanı-mız Belgin Aydın’ın, her ilden Kur’an Kursu Öğreticisi, imam ve müezzinlerden en az 5 kişiyi, eğitim merkezlerinde toplayarak, yukarıda saydığımız konularla ilgili, bir haftalık seminerler verilmesinin elzem olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca bu eğitim merkezlerinde seminere katılan arkadaşların da, illerine döndüklerinde aynı semineri, hem il, hem de ilçelerdeki öğreticilere vermelerinin çok önemli bir kazanım olacağını düşünüyoruz.

10. Diyanet İşleri Başkanlığı, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Program Geliştirme Daire Başkanı-mız Sayın Bünyamin Albayrak’ın, bu seminerlerde kullanılan materyallerin, hazırlanması ve katılımcılara verilerek, gittikleri illerde bu görsel, işitsel ve yazılı dokümanların kullanılmasına imkan sağlaması gerektiğini düşünüyoruz.

11. Böyle bir uygulama ile, Diyanet İşleri Başkanlığı, ülke çapında 100 bine yakın, personelini seminerden geçirmiş ve Yaz Kur’an Kurslarına hazırlamış olacaktır. Hem de eşitlik ilkesi gereğince, Hakkari’den Edirne’ye, Artvin’den Isparta’ya kadar bütün personeline ulaşmış ve büyük bir projeye imza atmış olacaktır.

Bu düşüncelerle, tekrar 2012 Yaz Kur’an Kurslarının, vatanımıza, milletimize, devletimize, bütün öğreticilerimize, öğrencilerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyor, Rabbim’den bu kursların “Yeni Dindar Neslin” doğuşuna vesile olmasını niyaz ediyorum.  Anasayfaya gitmek için tıklayın