Şeytanın Hileleri

 
 
ŞEYTANIN HİLELERİ

Çok tehlikeli düşmanımız olan şeytan, çok akıllı ve çok bilinçlidir. İnsanların yaşamına, bilincine, bedensel ve ruhsal özelliklerine göre hareket eder.

İhlâs ve takva üzere İslamı yaşamaya çalışan kişiyi, sapık bir yola çekemez ve haram işlemeğe sevk edemez ise, dinin direği olan namazdan koparmağa çalışır. İmana eş değere yakın olan ve tüm ibadetlerin başı olan namazı ikinci plâna çekmek için;

* Abdest, gusul ve temizlik gibi konuları titizlikle ve aşırılıkla gündeme getirir.

* Özellikle ruhsal açıdan aşırı duyarlı olanları ve beyin yorgunluğu olan kişileri, abdest, gusül ve temizlikle oyalayıp huzurlu ve feyizli namaz kılmalarını önlemeğe çalışır.

* Musluktan kopamayan ve banyodan çıkamayan kişilere, hem vaktini ve hem de suyunu israf ettirir.

* Namazda da aynı planını uygulamaya başlayan şeytan, zavallı kişiyi namazdan soğutur.

Beyinde evham ile başlayan gerilim, gönülde sıkıntı, dalgınlık, unutkanlık, baş ağrısı, uykusuzluk, halsizlik ve sinirsel bunalıma dönüşür. Kararsızlıktan ve karamsarlıktan irade gücü sarsılır. Bu duruma gelen kişi tüm ibadetlerden kopar ve yalnızlığa itilir.

Şeytan bu eyleminde başarılı olursa, bunalan ve irade gücünü kaybeden kişinin imanını soru işaretleri ile sarsmaya çalışır. Şeytanın inkarcı, şirk ve küfür ile ilgili sözlerini, açık ve net bir şekilde duyan kişi, kafir olduğu zannı ile korkuya kapılır ve karamsarlığa düşer.

Eğer şeytan bu eyleminde de başarıya ulaşırsa, son eylemine geçer. Aşırı bunalıma düşen kişiyi, "öl de kurtul" diye intihara teşvik eder. Bu durumda olan kişiler, çok bilinçli davranmalı, banyoda ve musluğun başında kesinlikle oyalanmamalıdır. Usûl-ü Fıkhın "yakîn zan ile bozulmaz" hükmünü uygulamalıdır. Abdest aldığı veya gusül yaptığı kesin iken, acaba şurasını yıkadım mı? veya kaç sefer yıkadım? gibi zanlarla ve varsayıma dayalı vehimlerle kesinlikle musluğa ve banyoya geri dönmemelidir. Bilinçli ve kasıtlı eksiklik yapılmayınca, hata ve unutkanlığın af edileceğine ilişkin Bakara suresinin son ayetindeki ilâhi fermana ve Peygamberimizin hadîsine kesinlikle inanmalıdır.

Dinin direği namaz ve namazın ruhu da huzurdur. Tüm gücünü ve duygularını namaza verip, huzurlu ve feyizli namaz kılmağa çalışmalı ve sevabına karışmamalıdır.

İbadetlerdeki gerçek amaç itaattir. Yatağından fırlayan ve işini, gücünü bırakıp Allah'ın huzurunda el bağlayıp teslim olan kişi, elinden geleni yapmıştır. Diğer yandan, gönlüne gelen soru işaretleri ve vehimlerle ilgilenmemeli ve onların üzerinde durup, cevap vermeye uğraşmamalıdır. Atalarımızın; "İt ürür, kervan yürür" sözünü uygulamalı ve kesinlikle şeytana muhatab olmamalıdır. Yalnızlığını ve sessizliğini bozmalı ve dış duygularını çalıştırmalıdır. Sesli Kur'an okumalı, zikir yapmalı, ilahi söylemeli ve topluma karışıp günah olmaması kaydı ile boş şeylerle bile oyalanmalıdır.

www.tek1qetir.tr.gg